İşletmelerin batma sebebi çoğu zaman zarar etmek değildir — kârlı oldukları hâlde nakitsiz kalmaktır. Fatura kesilmiştir ama tahsilat 60 gün sonradır; kira, maaş ve SGK ise her ay aynı gün kapıdadır. Nakit akışı tahmini tam olarak bu boşluğu önceden görmeye yarar.
Kâr ile nakit aynı şey değildir
Bir siparişi bugün teslim edip 100.000 TL fatura kestiyseniz kâr tablonuz bugün güzel görünür. Ama parayı üç ay sonra alacaksanız, bu üç ay boyunca maaşları o faturayla ödeyemezsiniz. Kâr tahakkuk ile, nakit tahsilat ile ilgilenir. İkisini karıştırmak, kasada para yokken "işler iyi gidiyor" demenin en yaygın yoludur.
Tahmine hangi kalemler girer?
Sağlıklı bir tahmin, elinizdeki bilinen vadeler üzerine kurulur. Uydurma büyüme oranları değil, kayıtlı gerçekler:
- Girişler: vadesi gelecek açık faturalar, elinizdeki müşteri çek ve senetleri.
- Çıkışlar: ödenmemiş tedarikçi alışları, verdiğiniz çekler, maaş ve SGK, sabit giderler, onaylanmış masraf talepleri.
- Başlangıç: bugünkü kasa ve banka bakiyeniz.
Bunları tarihe göre sıraladığınızda ortaya yürüyen bakiye çıkar: her hafta sonunda kasanızda ne kadar kalacağı. Eksiye düşen ilk hafta, sizin uyarı çizginizdir.
Adım adım nasıl kurulur?
1. Bugünkü nakdi yazın. Kasa + bankalar. Tahmin buradan başlar.
2. Açık alacakları vadesiyle listeleyin. Kesilmiş ama tahsil edilmemiş her faturayı vade tarihine koyun. Kısmi tahsilat varsa yalnızca kalanı yazın — bu ayrıntı atlanınca tahmin sistematik olarak iyimser çıkar.
3. Bilinen çıkışları koyun. Tedarikçi borçları, verdiğiniz çekler, maaş günü, kira ve diğer sabit giderler.
4. Dönemlere bölün. 0-7 gün, 8-30 gün, 31-60 gün gibi. Günlük ayrıntı çoğu atölye için gereksiz gürültüdür; haftalık ve aylık pencere kararı almaya yeter.
5. Vadesi geçmişleri ayrı gösterin. Bunlar "gelecek para" değil, "gelmesi geciken para"dır.
En sık yapılan üç hata
Vadesi geçmiş alacağı kesin gelir saymak. 90 gündür tahsil edilemeyen bir alacağı önümüzdeki hafta kasaya yazarsanız tahmin değil temenni üretirsiniz. Bu tutarın ne kadar olduğunu ayrıca görebilmelisiniz.
Sabit giderleri unutmak. Kira, muhasebe ücreti, sigorta, kredi taksiti — bunlar en öngörülebilir çıkışlarınızdır ve tam da bu yüzden tabloya yazılmayı en çok hak edenlerdir. Unutulduklarında tahmin olduğundan parlak görünür.
Aynı gideri iki kez saymak. Kirayı hem "tahmini gider" olarak hem de ödedikten sonra "gerçek gider" olarak sayarsanız çıkışlar şişer. Ödenen kalem tahminden düşmelidir.
Ne sıklıkla bakılmalı?
Haftada bir, on dakika yeter. Amaç geleceği bilmek değil, sıkışmayı önceden görüp hamle yapacak zaman kazanmaktır: bir tahsilatı öne çekmek, bir ödemeyi ötelemek ya da bankayla erkenden konuşmak. Tabloyu ancak sıkıştığınızda açıyorsanız, tabloya artık ihtiyacınız yoktur — kredi görüşmesine ihtiyacınız vardır.
Elle mi, programla mı?
Excel ile başlanabilir ve ilk aylarda öğretici de olur. Sorun güncelliktir: her yeni fatura, her tahsilat ve her çek elle tabloya işlenmek zorundadır; bir hafta ihmal edilince tablo yalan söylemeye başlar. Faturalarınız, çekleriniz ve giderleriniz zaten bir panelde duruyorsa tahmin kendiliğinden güncel kalır — Excel'den CRM'e geçiş yazımızda bu eşiği ayrıntılı anlattık.
krkbos'ta nakit akışı tahmini kayıtlı verinizden otomatik üretilir: açık faturaların kalan tutarı, çek ve senetler, tedarikçi borçları, maaş günü ve sabit giderler tek tabloda birleşir; 30, 90 veya 180 günlük pencere seçilebilir. Vadesi geçmiş alacakların ne kadarına bel bağladığınız ayrıca yazar — isterseniz onları hiç saymayan temkinli senaryoyu da görürsünüz. Vadesi geçen alacakları tahsil etme yazımız bu konuda tamamlayıcıdır. 14 gün ücretsiz deneyebilirsiniz — kredi kartı gerekmez.















